Ünlü Senarist ve Yönetmen Ömer Gürkan ŞİMŞEK’ ten Kitap Raflarından Beyazperdeye Anlamlı Bir Köprü

Edebiyat ve Sinemada Dev İş Birliği: Edebiyatın köklü anlatımı ile sinemanın büyüleyici görsel gücü, yılın en iddialı yapımlarından birinde bir araya geliyor.

Ünlü Senarist ve Yönetmen Ömer Gürkan ŞİMŞEK’ ten Kitap Raflarından Beyazperdeye Anlamlı Bir Köprü

Edebiyat ve Sinemada Dev İş Birliği:

Edebiyatın köklü anlatımı ile sinemanın büyüleyici görsel gücü, yılın en iddialı yapımlarından birinde bir araya geliyor.

Yazar Mehmet Yapıcı’nın yaşamı, zaman kavramını, insan ilişkilerini ve hafızanın derinliklerini sorgulayan, 2026 yılında okurla buluşturulan 196 sayfalık “GEÇMİŞTEN GELECEĞE UZUN BİR YOL” adlı eseri beyazperdeye taşınıyor. Projenin sinema uyarlaması için resmi imzalar atılırken; filmin senaryosunu kaleme alacak ve yönetmen koltuğunda oturacak isim, sinema dünyasının üretken ve ödüllü ismi Ömer Gürkan Şimşek oldu.

2020-2025 yılları arasında üst üste “En İyi Senarist” ödüllerini kucaklayan, reyting rekortmeni projeleriyle adından söz ettiren ve son olarak Türkiye-Cezayir ortak yapımı uluslararası dizisinin Türkiye etabını tamamlayıp Cezayir çekimlerini 2027 ajandasına alan usta yönetmen Şimşek, bu kez çok daha kişisel ve insani bir hikayeyle izleyici karşısına çıkacak.

“Bu Eser, Yaşanmışlıkların Ötesinde Bir Yol Rehberi”

Projenin yönetmenliğini ve senaristliğini üstlenen Ömer Gürkan Şimşek, kitabı ilk okuduğu andan itibaren hikayeden çok etkilendiğini belirterek film yapma motivasyonunu şu sözlerle özetledi:

“Mehmet Yapıcı’nın kaleme aldığı bu eser, sadece nostaljik bir geçmiş muhasebesi değil; Aksine geçmişin küllerinden geleceği nasıl inşa ettiğimizi gösteren evrensel bir insan panoraması. Kitapta kurulan o dürüst, yalın ve insan hayatına doğrudan temas eden atmosfer, yönetmen olarak beni içine çekti. Bir sinemacı olarak en büyük sorumluluğumuz, insani değerleri, toplumsal hafızayı ve bizi biz yapan yaşanmışlıkları zamansızlaştırmaktır. Mehmet Bey’in aksiyon dolu gençliği, yürüdüğü çetin yollar ve hayatın içinden süzülen tecrübeleri sinematik açıdan muazzam bir görsel zenginlik barındırıyor. Seyirciye sadece bir film izletmeyeceğiz; onlara kendi hayatlarına, kırılma noktalarına ve aile bağlarına dönecekleri derin bir ayna tutacağız. Bu yüzden bu hikayeyi beyazperdeye taşımak benim için sinematik bir görevdir.” Şunu Biliyorum ki : “Bazı hikâyeler yalnızca okunmaz; insanın kendi hayatına dönüp bakmasına da neden olur’ Bu Yüzden Geçmişten Geleceğe Uzun Bir Yol, Kitabını Beyaz Perdeye Aktaracağız.

“Hikayemizin Beyazperdede Yeni Bir Anlatı Kurması Büyük Bir Onur”

Kitabın yazarı Mehmet Yapıcı ise projenin heyecanını ve arkasındaki ilham kaynağını şu ifadelerle aktardı:. Bu kitabımı kaleme alırken, yaşadıklarımdan ziyade bana hayat veren çocuklarım ve ömür arkadaşım eşim Naciye Hanım’ın ilham sebebim olması benim için büyük bir şanstı.

Bir yazarın hayatını kaleme alırken gerçeklerle yüzleşmesi; bir ömrün acısını, tatlısını, yorgunluğunu ve aksiyonlu gençliğini düşlerken yürüdüğümüz bu çetin yolun deneyimini okurlara aktarmak oldukça değerli. Bunu bir adım öteye taşıyarak, başarılı senarist ve yönetmenimiz Ömer Gürkan Şimşek ile yollarımızın kesişmesi, hikayemizin senaryoya dönüştürülüp beyazperde için yeni bir anlatı kurulacak olması benim için büyük bir onur ve heyecan vesilesidir.”

Kitap raflarından beyazperdeye uzanan bu çetin ve anlamlı yolculuk, insan ruhuna dokunan atmosferi ve ödüllü sinema diliyle şimdiden sinemaseverler ve edebiyat dünyası tarafından merakla ve heyecanla takip edilmeye başlandı.

 

 

Bir yanıt yazın